Parkinson Hastalığı

Parkinson hastalığı, dünya genelinde Alzheimer'dan sonra en sık görülen ikinci nörodejeneratif hastalıktır. Beyindeki dopamin üreten hücrelerin ilerleyici kaybıyla ortaya çıkan bu tablo, hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürür. İlaç tedavisinin yetersiz kaldığı ya da yan etkilerin baskın hale geldiği dönemde parkinson beyin pili (Derin Beyin Stimülasyonu — DBS) ameliyatı, günümüz nöroşirürjisinin en etkili cerrahi çözümlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Prof. Dr. Gülşah Bademci, Ankara'da bu alanda kapsamlı deneyime sahip olup, hastalarına multidisipliner bir yaklaşımla tedavi sunmaktadır.

Bu yazıda Parkinson hastalığının tanımından belirtilerine, derin beyin stimülasyonu ameliyatının aşamalarından SGK kapsamına kadar tüm detayları ele alacağız. Amacımız hem hastaları hem hasta yakınlarını doğru ve güncel bilgiyle buluşturmaktır.

1. Parkinson Hastalığı Nedir?

Parkinson hastalığı, orta beyinde yer alan substantia nigra pars compacta bölgesindeki dopaminerjik nöronların ilerleyici dejenerasyonu sonucu gelişen kronik bir nörolojik hastalıktır. Dopamin, hareketin başlatılması, düzenlenmesi ve koordinasyonu için kritik bir nörotransmitterdir. Bu hücrelerin yaklaşık %60-80'i kaybedildiğinde motor belirtiler klinik olarak ortaya çıkmaya başlar.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre dünyada 10 milyonun üzerinde Parkinson hastası bulunmaktadır. Türkiye'de ise yaklaşık 150.000-200.000 kişinin Parkinson hastalığıyla yaşadığı tahmin edilmektedir. Hastalık genellikle 60 yaş üzerinde başlamakla birlikte, hastaların yaklaşık %5-10'unda 40 yaş altında (genç başlangıçlı Parkinson) görülebilir. Erkeklerde kadınlara oranla 1,5 kat daha sık rastlanır.

  1. Prevalans: 65 yaş üstü popülasyonda %1-2 oranında görülür
  2. İnsidans: Yılda 100.000 kişide 8-18 yeni vaka
  3. Türkiye özelinde: Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyükşehirlerdeki hareket bozuklukları merkezleri, tanı ve tedavinin merkezini oluşturmaktadır
  4. Genetik yatkınlık: LRRK2, PARK2 (Parkin), PINK1, SNCA gibi genler Parkinson ile ilişkilendirilmiştir
  5. Çevresel faktörler: Pestisit maruziyeti, kırsal yaşam, kuyu suyu kullanımı risk faktörleri arasındadır
  6. Koruyucu faktörler: Kafein tüketimi ve fiziksel aktivitenin riski azalttığı bildirilmektedir

Türkiye Nöroloji Derneği'nin raporlarına göre, ülkemizde Parkinson hastalığının tanı sürecinde ortalama 1-2 yıllık gecikme yaşanmaktadır. Bu gecikme, özellikle kırsal bölgelerde nörolog sayısının yetersizliğiyle doğrudan ilişkilidir. Ankara'da Prof. Dr. Gülşah Bademci gibi deneyimli uzmanların varlığı, erken tanı ve doğru tedavi planlaması açısından büyük önem taşımaktadır.

2. Parkinson Belirtileri ve Evreleri

Parkinson hastalığının belirtileri motor ve non-motor olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Motor belirtiler hastalığın en bilinen yüzüdür, ancak non-motor belirtiler hastaların yaşam kalitesini en az motor belirtiler kadar olumsuz etkiler.

Motor Belirtiler

  1. Tremor (Titreme): Genellikle tek taraflı başlar, istirahat halinde belirgindir. "Hap sayma" hareketi karakteristiktir. Tremor, hastaların %70'inde ilk belirtidir.
  2. Bradikinezi (Hareketlerde Yavaşlama): Günlük aktivitelerin yavaşlaması, yüz ifadesinin azalması (maske yüz), yazının küçülmesi (mikrografi). Bradikinezi, Parkinson tanısı için zorunlu kriterdir.
  3. Rijidite (Kas Sertliği): Dişli çark belirtisi, kurşun boru rijiditesi
  4. Postüral İnstabilite: Denge bozukluğu, düşme riski (genellikle ileri evrelerde)

Non-Motor Belirtiler

  1. Uyku bozuklukları (REM uyku davranış bozukluğu)
  2. Depresyon ve anksiyete (%40-50 hastada)
  3. Koku alma kaybı (hiposmi/anosmi)
  4. Kabızlık ve otonom disfonksiyon
  5. Kognitif yavaşlama ve dikkat güçlüğü
  6. Ağrı ve yorgunluk
  7. Ortostatik hipotansiyon

Hoehn-Yahr Evreleme Sistemi

Parkinson hastalığının klinik ilerlemesini değerlendirmek için en yaygın kullanılan ölçek Hoehn-Yahr Evreleme Sistemi'dir. Bu sistem, parkinson beyin pili ameliyatı için hasta seçiminde de kritik rol oynar.

Hastalığın evrelemesi, beyin pili takılması için uygun zamanlamayı belirlemekte kritik öneme sahiptir. Prof. Dr. Gülşah Bademci, her hastayı bu evreleme sistemiyle birlikte kapsamlı nöropsikolojik testlerle değerlendirmektedir.

3. Beyin Pili (DBS) Tedavisi Nedir?

Derin beyin stimülasyonu (DBS), beynin belirli bölgelerine yerleştirilen ince elektrotlar aracılığıyla kontrollü elektrik uyarıları vererek anormal nöral aktiviteyi düzenleyen bir nöromodülasyon yöntemidir. Parkinson beyin pili terimi halk arasında bu prosedürü tanımlamak için kullanılır ve işlevsel olarak kalp piline benzer bir mantıkla çalışır.

DBS sistemi üç temel bileşenden oluşur:

  1. Elektrot (Lead): Beynin hedef bölgesine stereotaktik yöntemle yerleştirilen ince, çok kontaklı elektrot
  2. Uzatma kablosu (Extension): Elektrot ile jeneratörü birleştiren, boyun altından geçirilen kablo
  3. Nörostimülatör (IPG — Implantable Pulse Generator): Köprücük kemiği altına yerleştirilen, pil ile çalışan cihaz. Şarj edilebilir ve şarj edilemez modelleri mevcuttur

DBS'nin etki mekanizması tam olarak aydınlatılmamış olmakla birlikte, güncel teoriler şunları öne sürmektedir:

  1. Hedef çekirdekteki patolojik osilasyonları (özellikle beta bandı aktivitesini) baskılama
  2. Bazal ganglia-talamo-kortikal döngüdeki bilgi akışını düzenleme
  3. Lokal nörotransmitter salınımını modüle etme
  4. Anormal ateşleme paternlerini "override" etme

Benzersiz bilgi: Türkiye'de ilk DBS ameliyatı 1990'ların sonlarında gerçekleştirilmiştir. Günümüzde yılda yaklaşık 300-400 DBS ameliyatı yapılmakta olup, bu sayı her yıl artış göstermektedir. Ankara, DBS cerrahisi açısından İstanbul ile birlikte ülkenin en deneyimli merkezlerine ev sahipliği yapmaktadır. Prof. Dr. Gülşah Bademci, bu alandaki tecrübesiyle Ankara'nın önde gelen DBS cerrahlarından biridir.

4. DBS için Uygun Hasta Seçimi

Parkinson beyin pili ameliyatının başarısı, büyük ölçüde doğru hasta seçimine bağlıdır. Her Parkinson hastası DBS'ye uygun değildir. Multidisipliner bir ekip (nöroşirürji, nöroloji, nöropsikoloji, psikiyatri) tarafından kapsamlı değerlendirme yapılmalıdır.

DBS İçin Dahil Etme Kriterleri

  1. İdiyopatik Parkinson hastalığı tanısı (en az 5 yıllık hastalık süresi)
  2. Levodopa yanıtının korunmuş olması (levodopa challenge testinde %30'dan fazla iyileşme)
  3. Motor komplikasyonların varlığı: wearing-off, on-off fenomeni, diskinezi
  4. Hoehn-Yahr evre 2-4 (ilaç "off" döneminde)
  5. Yaş genellikle 70-75 altı (biyolojik yaş daha belirleyicidir)
  6. Yeterli kognitif fonksiyon (MMSE ≥ 24)
  7. Gerçekçi beklentilere sahip, motive hasta

DBS İçin Dışlama Kriterleri

  1. Atipik parkinsonizm (MSA, PSP, CBD, DLB)
  2. Ciddi demans veya ileri kognitif bozukluk
  3. Kontrol altına alınamamış psikiyatrik hastalık (özellikle aktif psikoz)
  4. Ciddi beyin atrofisi (MRG'de)
  5. Kontrol edilemeyen koagülopati
  6. Levodopa yanıtsız motor belirtiler (donma, konuşma bozukluğu, denge kaybı — off döneminde levodopa'ya yanıt vermeyen)
  7. Genel anestezi için kontrendike durumlar

Benzersiz bilgi — Türkiye'ye özel: Türkiye'de DBS hasta seçiminde yaşanan en büyük sorunlardan biri, hastaların cerrahi tedaviye çok geç yönlendirilmesidir. Araştırmalar, uygun hastaların ortalama 3-5 yıl gecikmeli olarak cerrahi değerlendirmeye alındığını göstermektedir. Prof. Dr. Gülşah Bademci, motor komplikasyonların başladığı dönemde erken konsültasyonun önemini vurgulamakta ve hastaları zamanında değerlendirmeye almaktadır.

5. Ameliyat Öncesi Değerlendirme

DBS ameliyatı öncesinde yapılması gereken kapsamlı bir değerlendirme süreci vardır. Bu süreç genellikle 2-4 hafta içinde tamamlanır ve birden fazla disiplinin katkısını gerektirir.

Nörolojik Değerlendirme

  1. Levodopa challenge testi: Hastanın 12 saat ilaçsız (pratik off) ve ilaçlı (on) durumda UPDRS motor skalası ile değerlendirilmesi
  2. UPDRS (Unified Parkinson's Disease Rating Scale): Bölüm III (motor muayene) skoru, ameliyat başarısını öngörmede kritiktir
  3. Video kaydı: Hastanın on ve off durumlarındaki motor performansının belgelenmesi
  4. İlaç günlüğü: On-off sürelerinin, diskinezi dönemlerinin kaydedilmesi

Nöropsikolojik Değerlendirme

  1. Genel bilişsel tarama (MMSE, MoCA)
  2. Dikkat ve yürütücü işlevler (Stroop, Wisconsin Kart Eşleme)
  3. Bellek testleri (sözel ve görsel)
  4. Dil değerlendirmesi (sözel akıcılık)
  5. Psikiyatrik değerlendirme (depresyon, anksiyete, impuls kontrol bozuklukları)

Görüntüleme

  1. Kraniyal MRG (3 Tesla): Hedef bölge anatomisinin değerlendirilmesi, yapısal patolojilerin dışlanması
  2. DAT-SPECT (DaTscan): Presinaptik dopaminerjik sistem görüntülemesi, atipik parkinsonizm ayırıcı tanısı
  3. Gerekirse FDG-PET veya amiloid PET

Ankara'da Prof. Dr. Gülşah Bademci'nin kliniğinde ameliyat öncesi değerlendirme süreci, nöroloji, nöropsikoloji ve psikiyatri uzmanlarının katılımıyla multidisipliner olarak yürütülmektedir. Bu değerlendirme, beyin pili takılması operasyonunun başarısını doğrudan etkileyen en önemli aşamadır.

6. Ameliyat Tekniği: Adım Adım DBS Cerrahisi

Parkinson beyin pili ameliyatı, nöroşirürji alanının en hassas ve ileri teknoloji gerektiren prosedürlerinden biridir. Operasyon genellikle iki aşamada gerçekleştirilir.

Birinci Aşama: Elektrot Yerleştirme

  1. Stereotaktik çerçeve takılması: Ameliyat sabahı, lokal anestezi altında hastanın başına Leksell veya CRW stereotaktik çerçeve sabitlenir. Bu çerçeve, milimetrik hassasiyetle hedefleme yapılmasını sağlar.
  2. Stereotaktik MRG/BT çekimi: Çerçeve ile birlikte görüntüleme yapılarak hedef koordinatlar belirlenir. Planlama yazılımları aracılığıyla subtalamik nükleus (STN) veya Globus Pallidus İnterna (GPi) koordinatları hesaplanır.
  3. Operasyon odasında hazırlık: Hasta yarı oturur veya supin pozisyonda hazırlanır. Burr hole (kemik deliği) açılır.
  4. Mikroelektrot kaydı (MER): Hedef bölgeye ilerlerken beyin hücrelerinin elektriksel aktivitesi kaydedilir. Bu kayıtlar, doğru hedefin teyit edilmesinde altın standarttır. Tipik STN ateşleme paterni tanınarak elektrot yerleşimi optimize edilir.
  5. Makrostimülasyon testi: Geçici stimülasyon yapılarak klinik yanıt (tremor azalması, rijidite düzelmesi) ve yan etkiler (parestezi, kas kasılması, konuşma bozukluğu) değerlendirilir.
  6. Kalıcı elektrot yerleştirme: Optimal hedef belirlendikten sonra kalıcı DBS elektrotu yerleştirilir ve fiksasyon sistemiyle kafatasına sabitlenir.
  7. İntraoperatif görüntüleme: Elektrot pozisyonunun doğrulanması için BT veya O-arm çekilir.

İkinci Aşama: Jeneratör (IPG) Yerleştirme

  1. Aynı seansta veya 1-2 hafta sonra gerçekleştirilir
  2. Genel anestezi altında yapılır
  3. Köprücük kemiği altına subkutan cep oluşturulur
  4. Uzatma kablosu boyun altından tünellenerek elektrot ile IPG bağlanır
  5. Sistem test edilerek impedans ölçümleri yapılır
  6. İşlem süresi yaklaşık 45-60 dakikadır

Benzersiz bilgi: Son yıllarda geliştirilen "yönlü (directional) DBS elektrotları", stimülasyonun belirli bir yöne odaklanmasını sağlayarak yan etkileri azaltmakta ve terapötik pencereyi genişletmektedir. Bu yeni nesil elektrotlar Türkiye'de de uygulanmaya başlamıştır. Ayrıca çerçevesiz (frameless) stereotaksi ve ameliyat sırasında gerçek zamanlı MRG (iMRI) kullanımı gibi ileri teknikler, cerrahi doğruluğu artırmaktadır. Prof. Dr. Gülşah Bademci, ameliyat planlamasında en güncel navigasyon teknolojilerinden yararlanmaktadır.

DBS cerrahisinin yanı sıra, kronik ağrı gibi farklı endikasyonlarda da benzer nöromodülasyon teknikleri kullanılmaktadır. Ağrı pompası takılması bu tedavilerden biri olup, nöroşirürjinin geniş yelpazesini yansıtmaktadır.

7. DBS Hedef Bölgeler: STN ve GPi Karşılaştırması

DBS cerrahisinde en sık kullanılan iki hedef bölge subtalamik nükleus (STN) ve Globus Pallidus İnterna (GPi) bölgeleridir. Her iki hedefin kendine özgü avantajları ve dezavantajları vardır. Hedef seçimi, hastanın klinik profiline göre bireyselleştirilmelidir.

Prof. Dr. Gülşah Bademci, her hastanın bireysel profilini dikkate alarak STN veya GPi hedefini belirlemektedir. Genç ve kognitif açıdan sağlam hastalarda subtalamik nükleus genellikle ilk tercih olurken, ileri yaş grubunda veya hafif kognitif bozukluğu olanlarda GPi tercih edilebilmektedir.

Bunların yanı sıra, esansiyel tremor ve distonide ventral intermediat nükleus (VIM) hedef olarak kullanılmaktadır. Parkinson hastalığında donma fenomeni baskın olan seçilmiş vakalarda pedünkülopontin nükleus (PPN) deneysel olarak hedeflenebilmektedir.

8. Ameliyat Sonrası Programlama ve Takip

Parkinson beyin pili ameliyatından sonra en az ameliyat kadar önemli olan süreç, cihazın programlanması ve uzun vadeli takiptir. DBS bir "tak ve unut" tedavisi değildir; optimal sonuçlar için sabırlı ve sistematik programlama gerekir.

İlk Programlama

  1. Ameliyattan 2-4 hafta sonra başlanır (mikrolezyonel etki geçtikten sonra)
  2. Her kontağın ayrı ayrı test edilmesiyle (monopolar survey) terapötik pencere belirlenir
  3. Voltaj (veya akım), frekans ve puls genişliği parametreleri ayarlanır
  4. Tipik başlangıç parametreleri: 1-2 V (veya mA), 130 Hz, 60 μs
  5. İlk programlama seansı 1-2 saat sürer

Takip Protokolü

  1. İlk 3 ay: 2-4 haftada bir programlama seansı — parametreler kademeli optimize edilir
  2. 3-6. aylar: Aylık kontroller — ilaç doz ayarlamaları ile DBS parametreleri dengelenir
  3. 6-12. aylar: 2-3 ayda bir kontrol — stabilizasyon dönemi
  4. 12. aydan sonra: 6 ayda bir veya yılda bir rutin kontrol
  5. Pil değişimi: Şarj edilemeyen piller 3-5 yılda, şarj edilebilir piller 9-15 yılda bir değiştirilir

İlaç Yönetimi

  1. STN-DBS sonrası levodopa dozu genellikle %30-50 azaltılabilir
  2. Dopamin agonistleri yavaşça azaltılır (impuls kontrol bozukluğu riski nedeniyle)
  3. İlaç değişiklikleri her zaman programlama ile koordineli yapılmalıdır
  4. Bazı hastalarda ilaçlar tamamen kesilebilir, ancak bu istisnai bir durumdur

Benzersiz bilgi: Yeni nesil adaptif DBS (aDBS veya closed-loop DBS) sistemleri, beyin sinyallerini gerçek zamanlı analiz ederek stimülasyon parametrelerini otomatik olarak ayarlayabilmektedir. Bu teknoloji henüz klinik araştırma aşamasında olsa da, gelecekte standart DBS'nin yerini alması beklenmektedir. Ayrıca Bluetooth teknolojisiyle uzaktan programlama imkânı sunan yeni nesil cihazlar, özellikle Ankara dışından gelen hastaların takip sürecini kolaylaştırmaktadır.

9. Başarı Oranları ve Riskler

Derin beyin stimülasyonu, uygun hasta seçimiyle yüksek başarı oranlarına ulaşan kanıta dayalı bir tedavidir. Ancak her cerrahi girişim gibi DBS'nin de belirli riskleri bulunmaktadır.

Başarı Oranları

  1. Motor belirtilerde iyileşme: UPDRS motor skorunda %40-70 düzelme (off ilaç döneminde)
  2. Tremor kontrolü: %80-90 oranında belirgin azalma veya tamamen kontrol altına alınma
  3. Bradikinezi: %50-60 düzelme
  4. Diskinezi: %60-80 azalma
  5. Günlük yaşam aktiviteleri: Belirgin iyileşme — on süresinde %4-6 saat artış
  6. İlaç azaltımı: Levodopa eşdeğer dozda ortalama %30-50 azalma
  7. Yaşam kalitesi: PDQ-39 skorunda %20-30 iyileşme
  8. Uzun vadeli etkinlik: Motor faydaların 10 yıl ve üzerinde sürdüğü gösterilmiştir (hastalığın doğal progresyonu devam etmekle birlikte)

Riskler ve Komplikasyonlar

  1. Cerrahi komplikasyonlar (%1-3): İntrakraniyal kanama (%1-2), enfeksiyon (%3-5), elektrot malpozisyonu
  2. Donanım komplikasyonları (%5-15): Elektrot kırılması, elektrot migrasyonu, cilt erozyonu, IPG arızası
  3. Stimülasyona bağlı yan etkiler (geri dönüşümlü): Parestezi, dizartri, kas kasılması, denge bozukluğu, çift görme
  4. Nöropsikiyatrik etkiler: Depresyon (%2-4), apati, hipomani, kognitif değişiklikler, sözel akıcılıkta azalma
  5. Mortalite: %0,1-0,4 (çok düşük)

DBS ameliyatının yanıt vermediği belirtiler konusunda hastaların bilgilendirilmesi büyük önem taşır:

  1. Levodopa'ya yanıt vermeyen donma (freezing of gait)
  2. Levodopa'ya yanıt vermeyen konuşma bozuklukları
  3. Levodopa'ya yanıt vermeyen denge kaybı ve düşme
  4. Otonom disfonksiyon (ortostatik hipotansiyon, mesane sorunları)
  5. Demans ve ileri kognitif bozukluk

Prof. Dr. Gülşah Bademci, ameliyat öncesi detaylı bilgilendirme sürecinde hastaları hem beklenen faydalar hem de olası riskler konusunda kapsamlı şekilde aydınlatmaktadır. Ameliyat sonrası yakın takip ile olası komplikasyonlar erken dönemde tespit edilerek yönetilmektedir.


Parkinson beyin pili (derin beyin stimülasyonu — DBS), ileri evre Parkinson hastalığında ilaç tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artıran, kanıta dayalı ve güvenli bir cerrahi tedavi yöntemidir. Doğru hasta seçimi, deneyimli cerrahi ekip ve sistematik ameliyat sonrası takip ile başarı oranları oldukça yüksektir.

Ankara'da Prof. Dr. Gülşah Bademci, Parkinson hastalığında beyin pili takılması cerrahisinde kapsamlı deneyime sahiptir. DBS tedavisi hakkında detaylı bilgi almak ve ameliyat uygunluk değerlendirmesi için randevu oluşturabilirsiniz. Erken değerlendirme, tedavinin başarısını doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biridir.

11. Sıkça Sorulan Sorular

Parkinson beyin pili ameliyatı nedir ve nasıl çalışır?

Parkinson beyin pili (DBS — Derin Beyin Stimülasyonu), beynin belirli bölgelerine yerleştirilen ince elektrotlar aracılığıyla kontrollü elektrik uyarıları veren bir cerrahi tedavi yöntemidir. Bu elektrik uyarıları, Parkinson hastalığında bozulmuş olan sinir devrelerindeki anormal sinyalleri düzenleyerek motor belirtileri (tremor, bradikinezi, rijidite) hafifletir. Sistem, beyne yerleştirilen elektrot, göğüs bölgesine yerleştirilen pil (jeneratör) ve bunları birleştiren uzatma kablosundan oluşur. Kalp piline benzer şekilde çalışır ancak hedefi kalp yerine beyindir.

DBS ameliyatı kimlere yapılır, herkes uygun mudur?

DBS ameliyatı her Parkinson hastasına uygun değildir. Genel olarak en az 5 yıldır Parkinson tanısı almış, levodopa ilacına iyi yanıt veren ancak motor komplikasyonlar (wearing-off, on-off dalgalanmaları, diskinezi) gelişmiş hastalara önerilir. Hastanın kognitif fonksiyonlarının korunmuş olması, ciddi psikiyatrik hastalığının bulunmaması ve genel sağlık durumunun cerrahiye uygun olması gerekir. Prof. Dr. Gülşah Bademci, uygunluk değerlendirmesini multidisipliner bir ekiple gerçekleştirmektedir.

Beyin pili ameliyatı sırasında hasta uyanık mı olur?

Geleneksel DBS cerrahisinde hastanın elektrot yerleştirme aşamasında uyanık olması tercih edilir. Bunun nedeni, ameliyat sırasında mikroelektrot kaydı (MER) yapılarak doğru hedefin teyit edilmesi ve makrostimülasyon ile klinik yanıtın gerçek zamanlı değerlendirilmesidir. Ancak hasta hiçbir ağrı duymaz; kafa derisi ve kafatası bölgesel anesteziyle uyuşturulur. Beyin dokusunun kendisinde ağrı reseptörü yoktur. Jeneratör yerleştirme aşaması ise genel anestezi altında yapılır. Son yıllarda bazı merkezlerde uyku DBS (asleep DBS) tekniği de uygulanmaktadır; bu teknikte tüm işlem genel anestezi altında gerçekleştirilir ve hedefleme tamamen görüntüleme rehberliğinde yapılır.

DBS ameliyatının riskleri nelerdir?

Derin beyin stimülasyonu oldukça güvenli bir prosedürdür, ancak her cerrahi gibi belirli riskler taşır. En ciddi risk, intrakraniyal kanama olup %1-2 oranında görülür. Enfeksiyon riski %3-5 civarındadır ve genellikle antibiyotik tedavisi ile yönetilir; nadiren cihazın çıkarılması gerekebilir. Donanım komplikasyonları (elektrot kırılması, cilt erozyonu) %5-15 arasındadır. Stimülasyona bağlı yan etkiler (konuşma güçlüğü, denge bozukluğu, uyuşma) genellikle parametre ayarıyla düzeltilebilir. Mortalite oranı %0,1-0,4 ile son derece düşüktür.

Ameliyat sonrası ilaçlarımı bırakabilecek miyim?

DBS ameliyatı Parkinson hastalığını tedavi etmez, belirtileri kontrol altına alır. Bu nedenle ilaçların tamamen bırakılması çoğu hastada mümkün değildir. Ancak STN hedefli DBS sonrası levodopa dozu genellikle %30-50 oranında azaltılabilir. Bu da ilaç yan etkilerinin (diskinezi, bulantı) önemli ölçüde azalması anlamına gelir. İlaç ayarlamaları, DBS programlama süreciyle koordineli olarak Prof. Dr. Gülşah Bademci ve nöroloji ekibi tarafından yapılır. Az sayıda hastada ilaçlar tamamen kesilebilmekle birlikte, bu istisnai bir durumdur.

Beyin pilinin ömrü ne kadardır, değiştirilmesi gerekir mi?

DBS jeneratörlerinin (pillerin) iki tipi vardır: Şarj edilemeyen (primer hücreli) piller ortalama 3-5 yıl, şarj edilebilir piller ise 9-15 yıl veya daha uzun süre kullanılabilir. Pil ömrü stimülasyon parametrelerine (voltaj, frekans, puls genişliği) ve kullanım süresine bağlıdır. Pil bittiğinde basit bir cerrahi müdahaleyle sadece jeneratör değiştirilir; beyindeki elektrotlara dokunulmaz. Bu işlem genel anestezi altında yaklaşık 30-45 dakika sürer ve SGK tarafından karşılanır.

Ameliyattan sonra MR çektirmem gerekirse ne olur?

DBS implantı olan hastaların MRG çektirmesi belirli koşullara bağlıdır. Yeni nesil DBS sistemlerinin birçoğu "MR koşullu" (MR conditional) olarak tasarlanmıştır; yani belirli parametreler dahilinde (genellikle 1,5 Tesla, spesifik SAR değerleri, belirli koil türleri) güvenle MRG çekilebilir. Ancak her MRG çekimi öncesinde DBS ekibinin bilgilendirilmesi ve cihazın uygun moda alınması gerekir. 3 Tesla MRG ve bazı vücut koilleri genellikle kontrendikedir. Hastanın sahip olduğu cihaz modeline göre MRG uygunluğu belirlenir.

DBS ameliyatı sonrası günlük yaşam nasıl etkilenir?

DBS ameliyatı sonrası hastaların büyük çoğunluğunda günlük yaşam kalitesinde belirgin iyileşme görülür. Hastalar daha rahat giyinebilir, yemek yiyebilir, yazı yazabilir ve yürüyüş yapabilir hale gelir. "On" süresi ortalama 4-6 saat artarken, "off" dönemlerinin şiddeti ve süresi azalır. Araç kullanma, spor yapma gibi aktiviteler bireysel değerlendirme ile mümkün olabilir. Cihazın hava alanı güvenlik kapılarında alarm verebileceği konusunda hastalar bilgilendirilmelidir; hastalar yanlarında cihaz kimlik kartı taşımalıdır. Güçlü manyetik alanlardan ve yüksek voltajlı elektrik kaynaklarından kaçınılmalıdır.

ANASAYFA
HEMEN ARA Randevu Al
WHATSAPP