Araknoid kist genellikle doğuştan var olan sıvı dolu keselerdir. Hangi durumlarda ameliyat gerektiğini, tedavi yöntemlerini ve takip sürecini öğrenin.

Araknoid kist, çoğunlukla ameliyat gerektirmeyen, iyi huylu ve doğuştan gelişen bir durumdur; ancak büyüyerek bası belirtilerine neden olduğunda cerrahi müdahale kaçınılmaz hale gelir. Beyin ve omurilik zarlarından biri olan araknoid membranın arasında biriken beyin omurilik sıvısının (BOS) oluşturduğu bu kistler, genellikle tesadüfen saptanır ve hastaların büyük kısmında yaşam boyu belirti vermez.

Araknoid kistler intrakranial kistik lezyonların yüzde 1'ini oluşturur ve genel popülasyonda yaklaşık yüzde 1-2 oranında görülür. Erkeklerde kadınlara oranla 2-3 kat daha sık rastlanır. Çoğunluğu çocukluk döneminde tanı alır ancak ileri yaşlarda da tesadüfen keşfedilebilir.

Araknoid Kist Nedir?

Araknoid kist, araknoid zar tabakalarının arasında BOS benzeri berrak sıvı birikimiyle oluşan, beyin dokusundan bağımsız bir kistik lezyondur. Konjenital (doğuştan) olarak kabul edilen bu kistler, embriyonel gelişim sırasında araknoid membranın anormal ayrışmasıyla meydana gelir. Kist duvarı kollajen ve araknoid hücrelerden oluşur.

Araknoid kistlerin en sık yerleşim yeri orta kafa çukurudur (Sylvian fissür), tüm vakaların yaklaşık yüzde 50'sini oluşturur. Diğer sık yerleşim bölgeleri arasında posterior fossa (beyin arkası), suprasellar bölge, kuadrigeminal sisterna ve spinal kanal yer alır.

Araknoid Kist Sınıflandırması

Galassi sınıflandırması, orta fossa araknoid kistlerini boyut ve yer değiştirme derecesine göre üç tipe ayırır:

  • Tip I: Küçük, temporal polün önünde sınırlı, bası etkisi olmayan kistler. Genellikle tedavi gerektirmez.
  • Tip II: Orta boyutlu, Sylvian fissürü kısmen açan, temporal lobu hafifçe iten kistler.
  • Tip III: Büyük, tüm temporal fossayı kaplayan, orta hat yapılarını iten ve belirgin bası etkisi olan kistler.

Araknoid Kist Belirtileri

Araknoid kist belirtileri kistin konumuna, boyutuna ve büyüme hızına bağlı olarak değişir. Küçük kistlerin büyük çoğunluğu asemptomatiktir ve yaşam boyu belirti vermeyebilir. Belirtiler genellikle kistin çevre dokulara baskısıyla ortaya çıkar.

Çocuklarda Görülen Belirtiler

  • Kafa çevresinde anormal büyüme (makrosefali)
  • Gelişme geriliği ve motor gecikme
  • Epileptik nöbetler
  • Huzursuzluk ve aşırı ağlama
  • Bıngıldak kabarıklığı
  • Baş ağrısı ve kusma

Erişkinlerde Görülen Belirtiler

  • Kronik baş ağrısı
  • Baş dönmesi ve denge bozukluğu
  • Epileptik nöbetler
  • Görme bulanıklığı veya çift görme
  • İşitme kaybı
  • Bilişsel bozukluklar ve hafıza sorunları
  • Kol veya bacakta güçsüzlük

Kist içine kanama (intrakistik hemoraji) veya kistin yırtılması nadir fakat acil müdahale gerektiren komplikasyonlardır. Kafa travması sonrası subdural hematom gelişme riski araknoid kistli hastalarda artmıştır. Kafa travması durumunda mutlaka beyin görüntülemesi yapılmalıdır.

Araknoid Kist Tanısı

Araknoid kist tanısı büyük çoğunlukla başka bir nedenle çekilen beyin görüntülemesi sırasında tesadüfen konulur. Baş ağrısı, nöbet veya gelişme geriliği nedeniyle istenen MRG veya BT incelemelerinde kist saptanabilir.

Manyetik Rezonans Görüntüleme

MRG, araknoid kist tanısında en değerli görüntüleme yöntemidir. Kistin boyutu, konumu, çevre yapılarla ilişkisi ve beyin dokusuna etkisi ayrıntılı şekilde değerlendirilir. MRG'de kist BOS ile aynı sinyal özelliklerini gösterir: T1 ağırlıklı görüntülerde hipointens, T2 ağırlıklı görüntülerde hiperintens izlenir.

Faz kontrast sine MRG, kist içindeki sıvı akımını ve kist ile subaraknoid arasındaki iletişimi değerlendirmek için kullanılır. Bu bilgi tedavi planlamasında önemli katkı sağlar.

Bilgisayarlı Tomografi

BT, kemik yapıları değerlendirmek ve acil durumlarda hızlı tanı koymak için tercih edilir. Kist içine kanama veya kalsifikasyon varlığını göstermede yardımcıdır. BT sisternografi, kistin subaraknoid mesafe ile iletişimini belirlemede ek bilgi sağlayabilir.

Araknoid Kist Ne Zaman Ameliyat Gerektirir?

Araknoid kist ameliyatı, kistin semptom oluşturduğu veya komplikasyonlara yol açtığı durumlarda endikedir. Asemptomatik kistlerin büyük çoğunluğu tedavi gerektirmez ve periyodik görüntüleme ile takip edilir.

Ameliyat Endikasyonları

  • Progresif nörolojik bulgular: Güçsüzlük, denge bozukluğu veya bilişsel gerileme
  • İlerleyici baş ağrısı: Kafa içi basınç artışına bağlı şiddetli, kronik baş ağrısı
  • Epileptik nöbetler: İlaçla kontrol edilemeyen ya da kiste bağlı olduğu düşünülen nöbetler
  • Görme bozuklukları: Optik sinir basısına bağlı görme kaybı
  • Hidrosefali: Kistin BOS dolaşımını engellemesiyle gelişen beyin su toplaması
  • Çocuklarda gelişme geriliği: Motor veya bilişsel gelişimde gerilik
  • Kist boyutunda artış: Takip sürecinde belirgin büyüme gösteren kistler

Ameliyat Gerekmediği Durumlar

Tesadüfen saptanan, belirti vermeyen ve takipte stabil kalan araknoid kistler ameliyat gerektirmez. Bu kistler düzenli MRG kontrolüyle izlenir. İlk yıl 6 ayda bir, sonrasında yıllık MRG takibi genellikle yeterlidir.

Araknoid Kist Ameliyat Yöntemleri

Araknoid kist cerrahisinde üç temel yöntem uygulanır. Yöntem seçimi kistin konumuna, boyutuna ve cerrahın deneyimine göre belirlenir.

Endoskopik Kistostomi (Fenestrasyon)

Endoskopik fenestrasyon, günümüzde en sık tercih edilen ve en az invaziv cerrahi yöntemdir. Küçük bir burr hole (kemik deliği) açılarak endoskop yardımıyla kist duvarında pencere açılır ve kist sıvısının normal BOS dolaşımına katılması sağlanır. Başarı oranı yüzde 70-90 arasındadır.

Bu yöntemin avantajları arasında kısa ameliyat süresi, düşük enfeksiyon riski ve yabancı cisim (şant) kullanılmaması yer alır. Ameliyat sonrası iyileşme süresi kısa olup hastanede kalış genellikle 2-3 gündür.

Kraniotomi ile Açık Fenestrasyon

Kraniotomi ile kist duvarının geniş şekilde eksizyonu, özellikle büyük ve karmaşık kistlerde tercih edilebilir. Mikroskop altında kist duvarının mümkün olduğunca geniş bir kısmı çıkarılır ve kist boşluğunun subaraknoid mesafeyle geniş çaplı iletişimi sağlanır. Kafatası cerrahisi tekniklerindeki gelişmeler bu prosedürün güvenliğini artırmıştır.

Kistoperitoneal Şant

Kist sıvısının bir kateter sistemi aracılığıyla karın boşluğuna yönlendirilmesidir. Şant cerrahisi, fenestrasyon uygulanamayan veya başarısız olduğu durumlarda alternatif olarak kullanılır. Şanta bağımlılık, tıkanma ve enfeksiyon gibi uzun vadeli komplikasyon riskleri nedeniyle mümkünse ilk tercih olarak önerilmez.

ABD Ulusal Nörolojik Hastalıklar Enstitüsü (NINDS) araknoid kistler hakkında güncel bilgileri paylaşmaktadır.

Ameliyat Sonrası Süreç

Araknoid kist ameliyatı sonrası iyileşme genellikle hızlıdır. Endoskopik cerrahiden sonra hastalar 1-2 gün içinde ayağa kalkar ve 3-5 gün içinde taburcu olabilir. Açık cerrahi sonrası iyileşme süreci biraz daha uzundur.

Ameliyat sonrası düzenli MRG kontrolü ile kist boyutundaki değişim ve beyin dokusunun genişlemesi takip edilir. İlk kontrol genellikle 3. ayda, sonrasında 6. ay ve yıllık olarak planlanır.

Çocuklarda kist drenajı sonrası beyin dokusunun genişleyerek boş kalan alanı doldurması beklenir. Gelişim geriliği bulunan çocuklarda ameliyat sonrası motor ve bilişsel fonksiyonlarda düzelme gözlenebilir. Yetişkinlerde baş ağrısı ve nörolojik belirtilerde belirgin iyileşme sağlanır.

Araknoid Kist ve Beyincik Sarkması İlişkisi

Posterior fossa araknoid kistleri, bazı vakalarda beyincik sarkması (Chiari malformasyonu) ile birlikte bulunabilir. Her iki durum da posterior fossa hacmini etkiler ve BOS dolaşım bozukluğuna yol açabilir. Bu birliktelikte tedavi planlaması özellik gösterir.

Sıkça Sorulan Sorular

Araknoid kist kansere dönüşür mü?

Araknoid kistler kesinlikle iyi huylu lezyonlardır ve kansere dönüşüm riski yoktur. Kist duvarı normal araknoid membran hücrelerinden oluşur ve malign transformasyon göstermez. Ancak nadir durumlarda kist bölgesinde bağımsız olarak başka patolojiler gelişebilir.

Araknoid kist spor yapmayı engeller mi?

Küçük, asemptomatik araknoid kistler genellikle spor aktivitelerini kısıtlamaz. Ancak büyük kistlerde ve özellikle temporal fossa kistlerinde kafa travması riski taşıyan kontakt sporlardan kaçınılması önerilir. Her hasta için bireysel değerlendirme yapılmalıdır.

Araknoid kist doğuştan mı gelir?

Araknoid kistlerin büyük çoğunluğu doğuştan (konjenital) gelişir. Embriyonel dönemde araknoid membranın anormal ayrışması sonucu oluşurlar. Nadiren kafa travması, enfeksiyon veya cerrahi sonrası edinsel araknoid kistler de görülebilir.

Araknoid kist kendiliğinden kaybolabilir mi?

Araknoid kistlerin spontan olarak küçülmesi veya kaybolması son derece nadir olmakla birlikte bildirilmiştir. Genellikle yaşam boyu stabil kalırlar. Bazı kistler çok yavaş büyüyebilir, ancak büyük çoğunluğu boyut değiştirmez.

Araknoid kist baş ağrısına neden olur mu?

Büyük araknoid kistler kafa içi basıncı artırarak baş ağrısına neden olabilir. Ancak küçük, tesadüfen saptanan kistlerin baş ağrısıyla ilişkisi tartışmalıdır. Baş ağrısının kiste bağlı olup olmadığını belirlemek için kapsamlı nörolojik değerlendirme gerekir.

ANASAYFA
HEMEN ARA Randevu Al
WHATSAPP